Önlemler alınmaz ise iflaslar kapıda

Önlemler alınmaz ise iflaslar kapıda

SONER AYDIN

Türkiye’nin uçak krizinden sonra Rusya ile yaşadığı kriz, doğu-güneydoğu bölgesindeki çatışmalı ortam, Irak ve Suriye’deki savaş en fazla Mersin Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncularını vurdu. Mersin Yaş Meyve Sebze Komisyoncuları Derneği (MERSEMKOM) Başkanı Münir Şen, haldeki komisyoncuların batma noktasına geldiğini belirterek, yakın zamanda büyük iflasların yaşanacağı uyarısında bulundu.  

“UYARILARIMIZ DİKKATE ALINMADI”

Halde yaşanan krizin yazın gelmesi ile birlikte büyüyeceğini işaret eden Başkan Şen, gazetemize yaptığı açıklamada, komisyoncuların kriz karşısında yalnız kaldığını söyledi. Yaş sebze-meyve sektörünün temsilcilerinin kış sezonu dolayısıyla krizden fazla etkilenmediğini ancak Ocak ayından sonra büyük sıkıntıların yaşanacağı uyarsını yaptıklarını ifade eden Şen, “Maalesef Ocak ayından beri sıkıntıyı daha fazla hissediyorduk, bugünlerde ise iliklerimize kadar hisseder olduk. İhracatçılar ve biz yeni pazarlar bulma gayretinde olsak da, bu çabalar sınırlı düzeyde kalıyor. Üretimimizle, tüketimimiz arasındaki farktan dolayı yeni pazarlar bulmak zorundayız” dedi.

 

“KAYGILARIMIZ DEVAM EDİYOR”

Hükümet yetkililerinin açıklamalarının ümit verse de kaygıları giderici düzeyde olmadığını ve biran önce bu duruma müdahale edilmesi gerektiğini bildiren Münir Şen, aksi takdirde yaş sebze meyve sektöründe deprem etkisi yaratacak iflasların yaşanacağını kaydetti.

Üreticinin ürünlerini maliyetinin çok altında sattığını belirten Şen, “Üretici 90 kuruştan ürettiği bir biberi bugün 40 kuruşa satamıyor, patlıcanın üretim fiyatı 1.10 kuruş bugün halde 70 kuruşa satamıyoruz. Maliyeti 1 lira olan salatalığı bugün maalesef 25 kuruşa satamıyoruz. Bu durum bugün için bizim sorunumuz olarak gözüküyor ama yarın hükümetin ülkemizin sorunu haline gelmeden önlem alması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

 

“BORÇ GIRTLAĞA DAYANDI”

Çiftçilerin ve komisyoncuların bankalara yüksek miktarlarda borcunun olduğunu, borcun gırtlağa dayandığını da vurgulayan Münir Şen, ihracatçıların Rusya’dan parasını tahsil edememesi, Ortadoğu’da ki siyasi belirsizlik ve son zamanlarda ülkemizde yaşanan çatışmalı ortamdan dolayı ciddi anlamda tahsilat sıkıntısı yaşadıklarını sözlerine ekledi. “Tahsilatlarımızı yapamadığımız için borçlarımızı ödeyemiyoruz” diyen Şen, “Hükümetin, Rusya ile yaşanan sıkıntıyı, Ortadoğu’da yaşanan istikrarsızlığı göz önüne alarak en azından bankalarda olan borçlarımızı ötelemesi veya gerekli kolaylığı sağlaması lazım. Çünkü yarın ciddi anlamda iflaslar yaşanacak bu borç yükünün altından yaş meyve sebze temsilcilerinin hiçbirinin kalması mümkün değil” diye konuştu.

 

“YARIN GEÇ OLABİLİR”

Hükümet yetkililerinin daha fazla duyarlı olmasını ve bir an önce ivedilikle adım atmasını arzu ettikleri ifade eden Başkan Şen, şunları söyledi: “Yarın geç olabilir. Yaş sebze ve meyve sektörü çöküş aşamasında. Bir yaş sebze ve meyve çalıştayı düzenlenip sektörün bütün tarafları bir araya getirilip aynı masada yer almalı. Neler yapılabileceği konuşulmalı. Her fikrini beyan edip ortak adımla bu sorunun aşılması lazım. Yarın bunları konuşamıyor olabileceğiz. Bugün gerekli adımlar atılırsa yaş sebze meyve temsilcileri olarak bu krizden çıkarız.

 

“EN BÜYÜK TEHDİT BÜYÜK AVMLER”

Mersin Hali’nin, Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun en büyük, Avrupa’nın ise ikinci büyük hali olduğunu anımsatan MERSEMKOM Başkanı Münir Şen, “Avrupa’da Hamburg Hali bizden büyük ama ciro olarak bakarsak Avrupa’nın en büyük hali biziz. Türkiye’de tarımın başkenti Mersin’dir. Hem üretim hem de pazarlama aşamasında Mersin Hali, Türkiye’nin lokomotifidir, olmazsa olmazıdır. Ancak burada haksız rekabet söz konusu. Maalesef 40 kuruşa sattığımız ürünün, büyük AVM’lerde daha fahiş fiyattan satıldığını görüyoruz. Biz komisyoncular olarak halkın gözünde itibarsızlaştırılmış, günah keçisi ilan edilmişiz. Bize hiçbir platformda söz hakkı verilmiyor. Medyada yer almadığımız için kendimizi ifade edemiyoruz. Ama büyük marketler, AVM’ler televizyonlara, yaygın basına reklam verebiliyorlar. Buradan tarım bakanlığına seslenmek istiyoruz. Market, müstahsil, komisyoncu, üretici bir masada toplanıp bakanımızın başkanlığında bu iş çözmelidir. Biz emekçiyle halkı buluşturan brookerız. Biz faizci, tefeci değiliz. Biz sadece üretime katkı sunan aracıyız. Ama kendimizi ifade etmek adına bir platform bulamadığımız için günah keçisi ilan ediliyoruz. Ama bunun rantını yiyen büyük marketlerdir. Buradan tüketiciye sesleniyoruz; pazarları, yerel marketleri tercih etsinler. Daha taze ürünlere, daha taze fiyatlarla ulaşabilirler. Türkiye’de yaklaşık 40-50 milyon ton sebze meyve üretiliyor. Bunun yaklaşık 15 milyon tonu çöpe gidiyor. Nedeni doğru fiyatlarla tüketiciye ulaşmaması. Eğer bu ürünler doğru fiyatlarla tüketiciye ulaştırılırsa bu krizi minimize edebiliriz” şeklinde konuştu.

 

“HAL YASASI KALDIRILSIN”

Halin geliştirilmesi ve modernizasyonu açısından da sıkıntıları olduğunu dile getiren Şen, “Son çıkan Hal Yasası ile Çek Yasası’nın yeniden düzenlenmesini istiyoruz. Hal Yasası’ndaki son düzenlemeler, birkaç marketin talebiyle çıkan ‘sipariş’ düzenlemelerdir. Gasp edilen haklarımız iade edilmelidir. Son rakamlar incelendiğinde, kayıt dışılığı azaltmak adına çıkartılan bu yasa ile kayıt dışının arttığı görülecektir. Hale giren her türlü ürün zaten kayıt altına alınıyor. Biz üreticinin de tüketicinin de sigortası durumundayız. 50 milyon ton ürünün en az 30-35 milyonu bizim verdiğimiz avanslarla üretiliyor. Komisyoncuyu aradan çıkarttığınız zaman, üreticiyi de, tüketiciyi de kimse koruyamaz. Bu sektör birilerinin vicdanına bırakılamaz. Çünkü 80 milyonu ilgilendiren bir sektör. Büyük AVM’lerin bakkallara uyguladığını şimdi biz komisyonculara uygulamak istiyorlar. Asla buna müsaade etmeyeceğiz” sözlerini dile getirdi.

 

KATMA DEĞERİ OLAN ÜRÜNLERE YÖNELİN

Son olarak üreticilere de seslenen Şen, “Üreticilerimize de özellikle narenciye üreticisi arkadaşlara seslenmek istiyorum; katma değeri olan ürünlere yönelin. Portakalın, limonun, narın olduğu her yerde muz yetişir, avokado yetişir. Katma değeri olan ürünlere yönelip, üretimle tüketim arasındaki dengeyi sağlarsak ihracatta yaşadığımız krizi fırsata çevirmiş oluruz. Bu çok önemli bir konu. Bunu kivide yaşadık” ifadelerini kullandı.

Facebookta Paylaş